Ana sayfa Güncel Ekonomi Uzmanlardan Faiz Kararı Değerlendirmesi

Uzmanlardan Faiz Kararı Değerlendirmesi

311
0
PAYLAŞ

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvcı Tokalı, bugün açıklanan faiz kararının ardından, enflasyon görünümünde kısa vadede hakim olan riskler ve küresel normalleşme baskısı altında, para politikasındaki sıkı duruşun korunacağını düşündüğünü ifade etti. Banu Kıvcı Tokalı, önümüzdeki günlerde risk unsurlarının artması durumunda Merkez Bankası’nın ek sıkılaşmaya gitmekten kaçınmayacağını hatta sadeleşmenin gündeme gelebileceğine değindi.


Tokalı, “TCMB bugünkü PPK toplantısında, beklentimize uygun olarak, bir haftalık repo ihale faiz oranı ve faiz koridorunda herhangi bir değişikliğe gitmeyerek sırasıyla %8 seviyesinde ve %7,25-9,25 bandında bırakırken geç likidite penceresi (GLP) faiz oranını tahminimizle aynı olarak 75 baz puanlık artışla %13,50’ye çıkardı. Piyasa beklentileri 25-100 baz puanlık artış şeklinde geniş bir bantta oluşurken, medyan değer 50 baz puanlık artışa işaret ediyordu. ” dedi.

TCMB’nin geçen sene başından Nisan ayına kadar olan sürede aşamalı bir şekilde GLP faiz oranını %10’dan %12,25’e çıkardığına ifadelerinde yer veren Tokalı, “Takip eden dönemde sabit tuttuktan sonra, Aralık ayında %12,75’e 50 baz puanlık bir artış daha gerçekleştirmişti. Söz konusu kararda da, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışında artan riskler ve enflasyonun yüksek seviyeleri etkili olmuştu. Bugünkü faiz artışında da öne çıkan unsurlar arasında yine, yüksek enflasyon beklentilerinin fiyatlama davranışı üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risk yer alırken dışarıda güçlenen normalleşme eğiliminin gelişen ekonomiler üzerinde yaratabileceği baskıya yönelik temkinli duruşun da ek faktör olabileceğini düşünüyoruz. Nitekim, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin son dönemde kritik %3 seviyesinin üzerine çıkmış olması ve global enflasyon görünümünde beliren yukarı yönlü riskler, özellikle gelişen piyasalara yönelik risk iştahı açısından geçmişten daha zorlu bir dönemin habercisi olarak algılanabilir. ” şeklinde konuştu.

Sponsor Reklam

Önceki toplantı notuna göre farklılık olarak, enflasyondaki katılık ve çekirdek enflasyonun yüksek seyrine vurgunun kaldırıldığına da işaret eden Banu Kıvcı Tokalı, “Kurun son dönemdeki hareketinin yansıması olarak ithalat fiyatlarındaki artışa dikkat çekildiğini izliyoruz. Dışarıda küresel normalleşme baskısı yaşanırken, içeride de kurdaki değer kaybı ve petrol fiyatlarında yaşanan artışa ek olarak baz desteğinin de geri planda kalacak olması nedeniyle, yıllık enflasyonun yükseliş eğiliminde olabileceği bir dönem içinde bulunduğumuzu düşünüyoruz. Mart sonunda %10,23 seviyesine gerileyen yıllık TÜFE enflasyonunun Ekim sonuna kadar kademeli olarak %11-12 bandına yükselebileceğini yıl sonunda baz avantajıyla %10,3 seviyesine gerileyebileceğini ve tek haneli seviyelerin en erken 2019 yılının ikinci çeyrek sonuna doğru görülebileceğini tahmin ediyoruz. Enflasyon görünümünde kısa vadede hakim olan riskler ve küresel normalleşme baskısı altında, para politikasındaki sıkı duruşun korunacağını risk unsurlarının artması durumunda, ek sıkılaşmaya gitmekten kaçınılmayacağını hatta sadeleşmenin gündeme gelebileceğini düşünüyoruz.” dedi.

Sponsor Reklam

BİR CEVAP BIRAK